5275 sayılı İnfaz Kanunu m. 5, kesinleşen ceza hükmünün infazının 'Cumhuriyet savcısı tarafından izleneceğini ve denetleneceğini' belirtmektedir. Bu hüküm ile 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'nda düzenlenen infaz hakimliğinin görev ve yetkileri arasındaki ilişkiyi ve güçler ayrılığı ilkesi çerçevesinde bu iki kurumun infaz sürecindeki rollerini karşılaştırınız. Cumhuriyet savcısının 'izleme ve denetleme' yetkisi idari bir görev midir, yoksa yargısal bir fonksiyon mudur? Hükümlünün, infaz sırasında bir haksızlığa uğradığını iddia ettiğinde başvurması gereken merci neden Cumhuriyet Başsavcılığı değil, İnfaz Hakimliğidir?
Cumhuriyet savcısının ve infaz hakimliğinin infaz sürecindeki rolleri, güçler ayrılığı ilkesinin infaz hukukundaki bir yansımasıdır ve birbirini tamamlayan, ancak farklı nitelikteki fonksiyonlardır. 1) Cumhuriyet Savcısının Rolü (Yürütme-Yargı Karma Fonksiyonu): 5275 sayılı Kanun m. 5 uyarınca Cumhuriyet savcısı, mahkeme kararının (ilamın) 'infazını başlatan, yürüten, izleyen ve denetleyen' makamdır. Bu görev, ağırlıklı olarak 'idari' bir nitelik taşır. Savcı, hükmün ceza infaz kurumuna gönderilmesi, hükümlünün çağrılması, yakalanması, ceza süresinin (müddetname) hesaplanması gibi infazın idari ve teknik işlemlerini yürütür. Bu yönüyle yargı organı (savcılık) yürütme fonksiyonu icra eder. 'İzleme ve denetleme' yetkisi de, infazın kanunlara ve yönetmeliklere uygun bir şekilde idari olarak yürütülüp yürütülmediğini kontrol etme görevini ifade eder. 2) İnfaz Hakimliğinin Rolü (Yargısal Fonksiyon): İnfaz Hakimliği ise, infaz sürecinde ortaya çıkan 'uyuşmazlıkları çözen' ve 'şikayetleri karara bağlayan' bir yargı merciidir. Görevi, idari değil, tamamen 'yargısal'dır. İnfaz rejiminin idari birimler (cezaevi idaresi, disiplin kurulu vb.) tarafından yürütülmesi sırasında, hükümlülerin veya diğer ilgililerin haklarını ihlal ettiği iddia edilen işlem ve kararlara karşı bir 'yargısal denetim' mekanizmasıdır. Hükümlünün bir haksızlığa uğradığında (örneğin, disiplin cezası, nakil talebinin reddi) Cumhuriyet Başsavcılığına değil de İnfaz Hakimliğine başvurmasının nedeni budur. Çünkü Başsavcılık infazı yürüten 'taraf' konumundadır. Uyuşmazlıkların, tarafsız ve bağımsız bir yargı organı olan İnfaz Hakimliği tarafından çözülmesi, adil yargılanma hakkının ve hak arama özgürlüğünün bir gereğidir. Kısacası, Cumhuriyet savcısı infazın 'yürütücüsü', İnfaz Hakimliği ise bu yürütme işleminin 'yargısal denetçisi'dir. Bu ayrım, infaz hukukunda keyfiliği önleyen temel bir güvencedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/infaz-kanunu-madde-5-infazin-dayanaklari-ve-kimin-tarafindan-izlenecegi.html)