Ölümlü bir trafik kazası sonucunda, ölenin desteğinden yoksun kalanların açacağı 'destekten yoksun kalma tazminatı' davasında, tazminat miktarının belirlenmesinde metinde sayılan 'ölen kişinin yaşı, maaşı, kazadaki haklılık payı (kusur oranı)' gibi faktörlerin her birinin tazminat hesabına etkisini hukuki ve mantıksal gerekçeleriyle açıklayınız. Ölen kişinin, ailesi dışında ancak hayattayken fiilen destek olduğu bir kişiye (örn: burs verdiği bir öğrenci) de bu tazminat davasını açma hakkı tanınabilir mi? 'Destek' kavramının kapsamını Yargıtay içtihatları çerçevesinde tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210478

Destekten yoksun kalma tazminatı (TBK m. 53), ölenin yaşasaydı gelecekte sağlayacağı maddi desteğin, ölüm nedeniyle ortadan kalkması zararını karşılamayı amaçlayan bir tazminat türüdür. Hesaplanmasındaki faktörlerin etkisi şöyledir: 1) Ölen Kişinin Yaşı ve Pasif Çalışma Yılı: Bu faktörler, desteğin 'süresini' belirler. Kişi ne kadar gençse, potansiyel çalışma ve emeklilik hayatı o kadar uzun olacağından, destek sağlayacağı süre de uzayacak ve tazminat miktarı artacaktır. Hesaplama, kişinin aktif çalışma hayatının sonuna kadar sağlayacağı destek ile emeklilik döneminde (pasif dönem) alacağı emekli maaşından sağlayacağı desteği kapsar. 2) Maaşı (Geliri): Bu faktör, desteğin 'miktarını' belirler. Ölenin geliri ne kadar yüksekse, ailesine veya destek olduklarına ayırabileceği pay da o kadar yüksek olacağından, tazminat miktarı doğrudan artar. Hesaplamada kişinin bilinen son net geliri esas alınır. 3) Kazadaki Haklılık Payı (Kusur Oranı): Bu faktör, tazminattan yapılacak 'indirimi' belirler. Eğer ölen kişi kazanın meydana gelmesinde müterafık (ortak) kusurlu ise (örn: %50 kusurlu), hesaplanan toplam tazminat miktarından kendi kusuru oranında indirim yapılır (TBK m. 52). Ölen tam kusurlu ise, destekten yoksun kalanlar tazminat alamazlar. 'Destek' kavramı, Yargıtay içtihatlarında geniş yorumlanmaktadır ve sadece kanuni nafaka yükümlülüğü ile sınırlı değildir. Yargıtay, aralarında kan bağı veya evlilik bağı olmasa dahi, bir kişiye düzenli ve sürekli olarak maddi yardımda bulunan kişinin 'fiili destek' olduğunu kabul etmektedir. Bu çerçevede, ölen kişinin düzenli olarak burs verdiği bir öğrenci, bu desteğin sürekli ve düzenli olduğunu, ölümle birlikte bu destekten mahrum kaldığını ve gelecekte de devam edeceğine dair makul bir beklentisi olduğunu ispatlarsa, destekten yoksun kalma tazminatı davası açabilir. Önemli olan, mirasçılık veya akrabalık değil, fiili ve düzenli bir destek ilişkisinin varlığıdır. (Kaynak: or.av.tr/olumlu-trafik-kazasi-tazminat-davasi/)