Yabancı bir mahkeme kararının tenfizi için aranan şartlardan biri olan 'karşılıklılık (mütekabiliyet)' (MÖHUK m. 54/1-a) ne anlama gelmektedir? Bu şartın 'akdi', 'kanuni' ve 'fiili' karşılıklılık şekillerini açıklayınız. Tanıma davalarında karşılıklılık şartının aranmamasının (MÖHUK m. 58) ardında yatan hukuki mantık ne olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210476

'Karşılıklılık (mütekabiliyet)' şartı, yabancı bir devletin mahkeme kararının Türkiye'de tenfiz edilebilmesi için, o devlette de Türk mahkemelerinden verilmiş benzer nitelikteki kararların tenfiz ediliyor olmasıdır. Bu, devletlerarası bir denklik ve nezaket ilkesine dayanır. Üç türü vardır: 1) Akdi Karşılıklılık: Türkiye ile ilgili yabancı devlet arasında, mahkeme kararlarının karşılıklı olarak tanınması ve tenfizini düzenleyen iki taraflı veya çok taraflı bir uluslararası sözleşmenin (antlaşmanın) bulunmasıdır. Bu en güçlü karşılıklılık türüdür. 2) Kanuni Karşılıklılık: İki ülke arasında bir antlaşma olmamasına rağmen, yabancı devletin kendi iç hukukunda (kanunlarında), Türk mahkeme kararlarının tenfizine imkan tanıyan açık bir hükmün bulunmasıdır. 3) Fiili Karşılıklılık (De Facto Mütekabiliyet): İki ülke arasında ne bir antlaşma ne de açık bir kanun hükmü olmasına rağmen, o ülkenin mahkemelerinin uygulamada (içtihatlarında) Türk mahkeme kararlarını fiilen tenfiz ediyor olmasıdır. Bu durumun varlığı, davada ispatlanmalıdır. Tanıma davalarında karşılıklılık şartının aranmamasının ardında yatan hukuki mantık şudur: Tenfiz, yabancı bir karara dayanarak devletin cebri icra gücünün kullanılmasını gerektiren, egemenlik alanına daha derin bir müdahaledir. Bu nedenle kanun koyucu, bu yetkiyi kullanmak için 'karşılıklılık' gibi daha sıkı bir şart aramıştır. Tanıma ise, daha çok kişisel statülerin (boşanma, evlat edinme vb.) veya mevcut bir hukuki durumun tespitiyle ilgilidir ve genellikle bir icra işlemi gerektirmez. Tanımanın amacı, kişiler arasında çelişkili hukuki statülerin (bir ülkede evli, diğerinde bekar görünme gibi) ortaya çıkmasını önlemek ve hukuki güvenliği sağlamaktır. Bu amacın daha önemli olduğu ve devletin egemenliğine daha az müdahale teşkil ettiği düşünüldüğünden, kanun koyucu tanıma için karşılıklılık şartını aramamıştır. (Kaynak: oner.av.tr/tanima-tenfiz-davasi/)