'Ruhsatsız silahla adam vurma' fiili, bünyesinde birden fazla suçu barındıran bir eylemdir. Bu durumu, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçu ile TCK'da düzenlenen kasten öldürme (TCK m. 81) veya kasten yaralama (TCK m. 86) suçları arasındaki ilişkiyi, 'gerçek içtima' kuralları çerçevesinde analiz ediniz. Kasten yaralama suçunun silahla işlenmesinin TCK m. 86/3-e'de nitelikli hal olarak düzenlenmiş olması, failin ayrıca 6136 sayılı Kanun'dan da cezalandırılmasına engel teşkil eder mi? 'Non bis in idem' ilkesi bu durumda neden ihlal edilmiş sayılmaz? Açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210473

Ruhsatsız silahla adam vurma fiilinde, 'gerçek içtima' (TCK m. 43 dışındaki haller) kuralları uygulanır. Bu, işlenen her suç için ayrı ayrı ceza verilmesi anlamına gelir. Fiil, iki farklı kanunu ve iki farklı hukuki değeri ihlal etmektedir: 1) 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçu: Bu suç, ruhsatsız silah taşımak veya bulundurmakla işlenir. Korunan hukuki değer, 'genel güvenlik' ve devletin silahlar üzerindeki denetim tekelidir. Silahın taşındığı veya bulundurulduğu anda bu suç oluşur ve mütemadi (kesintisiz) bir suçtur. 2) Kasten Öldürme/Yaralama Suçu (TCK): Bu suç, silahın kullanılarak bir kişinin hayatına veya vücut bütünlüğüne zarar verilmesiyle işlenir. Korunan hukuki değer, 'yaşam hakkı' veya 'vücut dokunulmazlığı'dır. Kasten yaralama suçunun silahla işlenmesinin TCK m. 86/3-e'de nitelikli hal olarak düzenlenmesi, failin ayrıca 6136 sayılı Kanun'dan ceza almasına engel değildir. 'Non bis in idem' (aynı fiilden iki kez yargılanmama) ilkesi burada ihlal edilmiş sayılmaz, çünkü: a) Farklı Fiiller/Haksızlıklar: Ortada tek bir hareket (ateş etme) olsa da, bu hareketin altında yatan birden fazla hukuki anlamda fiil ve haksızlık içeriği vardır. Birincisi, silahı ruhsatsız olarak o ana kadar taşımak/bulundurmak suretiyle genel güvenliği tehlikeye atmak (6136 sk.). İkincisi ise o silahı kullanarak bir insanın vücut bütünlüğüne zarar vermek (TCK m. 86). b) Farklı Korunan Hukuki Değerler: Yukarıda belirtildiği gibi, 6136 sayılı Kanun genel güvenliği, TCK ise kişilerin yaşam ve vücut bütünlüğünü korur. Bir fiil birden fazla hukuki değeri ihlal ediyorsa, her ihlal için ayrı ceza verilmesi gerçek içtima kuralının bir gereğidir. TCK m. 86/3-e'deki nitelikli hal, yaralama eyleminin 'daha tehlikeli bir aletle' işlenmesinden kaynaklanan artan haksızlığı cezalandırırken; 6136 sk. ise o aletin 'ruhsatsız olmasından' kaynaklanan tamamen ayrı bir haksızlığı cezalandırır. Bu nedenle faile her iki suçtan da ayrı ayrı ceza verilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ruhsatsiz-silahla-adam-vurma-cezasi/)