TCK m. 281'de düzenlenen 'Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçunda, maddenin 2. fıkrasında yer alan 'Kendi işlediği veya iştirak ettiği bir suç nedeniyle, bir başkasının soruşturma ve kovuşturulmasını engellemek amacıyla suç delillerini yok eden, gizleyen, değiştiren, bozan veya bu suçların delillerini başka bir yerde saklayan kişiye ceza verilmez' şeklindeki kişisel cezasızlık sebebini, 'nemo tenetur seipsum accusare' (kimse kendini suçlamak zorunda değildir) evrensel hukuk ilkesi çerçevesinde yorumlayınız. Bu cezasızlık halinin sınırları nelerdir? Failin, kendi suçuyla ilgisiz, tamamen başka bir suça ait delilleri yok etmesi durumunda bu fıkra uygulanabilir mi?
TCK m. 281/2'de düzenlenen kişisel cezasızlık sebebi, 'nemo tenetur seipsum accusare' (kimse kendini veya yakınlarını suçlayıcı beyanda bulunmaya veya delil göstermeye zorlanamaz) ilkesinin bir yansımasıdır. Bu ilke, Anayasa'nın 38. maddesi ve AİHS'nin 6. maddesindeki adil yargılanma hakkının temel bir unsurudur. Hukuki mantığı şudur: Kanun koyucu, bir suç işleyen kişinin, doğal bir savunma içgüdüsüyle kendi aleyhindeki delilleri ortadan kaldırmaya çalışmasını 'insani' bir tepki olarak görmüş ve bu eylemi ayrıca cezalandırmanın hakkaniyete uygun olmayacağını düşünmüştür. Kişiyi, bir yandan işlediği suçtan dolayı cezalandırıp, diğer yandan o suçun ortaya çıkmasını engelleme çabası nedeniyle ikinci bir kez daha cezalandırmak, ceza adaletinin amaçlarıyla bağdaşmaz. Bu cezasızlık halinin sınırları şunlardır: 1) Suçla İlliyet: Ceza verilmemesi için, yok edilen, gizlenen veya değiştirilen delillerin, kişinin 'kendi işlediği veya iştirak ettiği' bir suçla ilgili olması zorunludur. 2) Amaç: Eylemin, 'bir başkasının soruşturma ve kovuşturulmasını engellemek amacıyla' değil, 'kendisi hakkındaki soruşturma ve kovuşturmayı engellemek' amacıyla yapılması gerekir. Metindeki fıkra tanımı, bu amaca yönelik olarak yeniden yorumlanmalıdır. Metindeki ifade TCK 281/2'nin güncel halinden biraz farklıdır, güncel metin 'kendi işlediği suçla ilgili olarak' ifadesini kullanır. Failin, kendi suçuyla tamamen ilgisiz, başka bir kişiye ait ve başka bir olaya ilişkin bir suça ait delilleri yok etmesi durumunda bu kişisel cezasızlık sebebi uygulanmaz. Bu durumda fail, TCK m. 281/1 uyarınca tam olarak cezalandırılır. Çünkü bu eylem, artık bir savunma içgüdüsü değil, adaletin işleyişine yönelik doğrudan ve kasıtlı bir müdahaledir. (Kaynak: avmehmetgenc.com/suc-delillerini-yok-etme-gizleme-veya-degistirme-sucu-ve-cezasi/)