Kiraya verenin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre 'ihtiyaç sebebiyle' tahliye davası açabilmesi için, Yargıtay kararlarında belirtilen 'samimi, gerçek ve zorunlu' bir ihtiyacın varlığı aranmaktadır. Metinde, 'ev sahibinin başka bir evi daha varsa' kiracıyı çıkarıp çıkaramayacağı tartışılmaktadır. Bu durumu, Yargıtay'ın 'konut ihtiyacı bakımından tercih hakkının mal sahibine ait olduğu' ilkesi ile Anayasa'da korunan mülkiyet hakkı ve kiracının barınma hakkı arasındaki denge açısından değerlendiriniz. Mal sahibinin bu tercih hakkı mutlak mıdır, yoksa dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı ile sınırlı mıdır? Mahkemenin, mal sahibinin tercihinin samimiyetini denetlerken hangi somut kriterlere başvurması gerektiğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210456

Kiraya verenin ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açması, mülkiyet hakkının (Anayasa m. 35) bir yansımasıdır. Yargıtay'ın 'tercih hakkının mal sahibine ait olduğu' ilkesi, mülkiyet hakkının sahibine malını dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarruf etme yetkisi vermesinden kaynaklanır. Ancak bu hak, mutlak ve sınırsız değildir. Kiracının barınma hakkı ve sözleşmeye güven ilkesi karşısında, bu hak TMK m. 2'de düzenlenen dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı ile sınırlıdır. Kiraya verenin ihtiyacının 'samimi, gerçek ve zorunlu' olması bu denetimin bir sonucudur. Ev sahibinin başka bir evi olması, tek başına tahliye talebini haksız kılmaz. Ancak mahkeme, bu durumda ihtiyacın samimiyetini daha titiz bir şekilde denetlemelidir. Mahkemenin başvuracağı kriterler şunlardır: 1) Objektif Gerekçeler: Kiraya veren, neden diğer boş veya kiradaki konutunu değil de, davaya konu olan konutu tercih ettiğini makul ve somut gerekçelerle açıklamalıdır (örn: işyerine yakınlık, sağlık durumu nedeniyle asansörlü olması, çocukların okuluna yakınlık, daha ekonomik olması). 2) Karşılaştırmalı Değerlendirme: Mahkeme, kiraya verenin diğer konutlarının durumu (kirada olup olmadığı, boş olup olmadığı, fiziki koşulları, konumu vb.) ile tahliyesi istenen konutun durumunu karşılaştırmalıdır. 3) Yaşam Koşulları: Kiraya verenin mevcut yaşam koşulları (kira ödeyip ödemediği, ailesiyle birlikte mi oturduğu, aile bireylerinin sayısı vb.) ve bu koşulların tahliyeyi ne ölçüde zorunlu kıldığı incelenmelidir. Salt keyfi bir tercih, 'hakkın kötüye kullanılması' olarak değerlendirilebilir ve dava reddedilebilir. Dolayısıyla, tercih hakkı mal sahibine ait olsa da, bu hakkın kullanımı mahkeme tarafından samimiyet ve zorunluluk kriterleri açısından denetlenir. (Kaynak: or.av.tr/hangi-gerekceler-ile-tahliye-davasi-acilir/)