Bir sanığın, daha önce işlediği bir suçtan dolayı hakkında verilen ve kesinleşen 'adli para cezası' mahkumiyetinin, sonradan işlediği bir suçta 'tekerrür' (TCK m. 58) hükümlerinin uygulanmasına esas alınıp alınamayacağını, 1412 sayılı mülga CMUK'un 305. maddesinin halen yürürlükteki etkisi açısından tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210175

Kural olarak, TCK m. 58 uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki mahkumiyetin 'hapis cezasına' ilişkin olması gerekmez; adli para cezaları da tekerrüre esas alınır. Ancak, bu kuralın önemli bir istisnası vardır. 5271 sayılı yeni CMK yürürlüğe girmiş olsa da, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca, 1412 sayılı mülga CMUK'un kanun yollarına ilişkin bazı hükümleri halen yürürlüktedir. Mülga CMUK m. 305/son fıkrası, doğrudan verilen ve 'kesin nitelikte' olan (yani temyiz edilemeyen) adli para cezalarının tekerrüre esas alınamayacağını düzenlemekteydi. Yargıtay (ör. 3. CD, 2013/32443 E.), bu hükmün halen uygulanması gerektiğini kabul etmektedir. Dolayısıyla, bir sanığın tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyeti, kanun yolu kapalı olan, kesin nitelikte bir adli para cezası ise, bu mahkumiyete dayanılarak yeni suçunda tekerrür hükümleri uygulanamaz. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-51-tanikliktan-cekinebilecek-kimsenin-cekinmemesi.html)