Denetimli serbestlik sürecinde, hükümlüye 'belirli yerlere gitmekten yasaklanma' veya 'belirlenen programlara katılma' gibi yükümlülükler getirilmesinin hukuki dayanağı nedir? Bu yükümlülüklerin belirlenmesinde denetimli serbestlik müdürlüğünün takdir yetkisinin sınırlarını, 'bireyselleştirme' ilkesi açısından tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210167

Bu yükümlülüklerin hukuki dayanağı, 5275 sayılı Kanun ve ilgili Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği'dir. Bu mevzuat, denetimli serbestliğin amacına ulaşması için çeşitli yükümlülükler öngörür. Denetimli serbestlik müdürlüğü, her hükümlü için hazırlanan 'denetim planı' çerçevesinde, bu yükümlülüklerden hangisinin veya hangilerinin uygulanacağına karar verir. Bu kararı verirken, müdürlüğün takdir yetkisi vardır, ancak bu yetki sınırsız değildir. 'Bireyselleştirme' ilkesi, bu takdir yetkisinin temel sınırını oluşturur. Buna göre, belirlenecek yükümlülükler; hükümlünün işlediği suçun niteliği, kişiliği, risk durumu, sosyal ve ailevi koşulları gibi özellikler dikkate alınarak, onun rehabilitasyonuna en uygun olacak şekilde seçilmelidir. Örneğin, alkol bağımlılığı nedeniyle suç işlemiş bir kişiye, alkollü mekanlara gitmekten yasaklanma ve bir tedavi programına katılma yükümlülüğü getirilmesi, bu ilkenin doğru bir uygulamasıdır. Keyfi veya orantısız yükümlülükler getirilemez. (Kaynak: kalemci.av.tr/denetimli-serbestlik-nedir/)