5179 sayılı mülga Kanun döneminde işlenen bir gıda suçundan dolayı, sanık hakkında TCK m. 185/2 uyarınca açılan bir davada, Adli Tıp Kurumu'nun, numunedeki pestisit kalıntılarının 'tebliğe aykırı olduğu ve sağlığa az veya çok zarar verecek derecede bozulmuş sayılacağı' yönündeki raporunun, suçun 'somut tehlike' unsurunun ispatı açısından yeterli olup olmadığını, Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2017/4770 sayılı kararı ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210163

Evet, yeterlidir. TCK m. 185/2'deki suç, bir 'somut tehlike' suçudur ve oluşması için fiilin insan hayatı ve sağlığı için gerçek bir tehlike yaratması gerekir. Yargıtay'ın anılan kararında, ATK'nın 'numunede tespit edilen pestisit kalıntı miktarlarının tebliğe aykırı olduğu ve bu haliyle sağlığa az veya çok zarar verecek derecede bozulmuş sayılacağı' yönündeki tespiti, suçun 'somut tehlike' unsurunun gerçekleştiğine dair yeterli bir bilimsel delil olarak kabul edilmiştir. Rapor, gıdanın sadece mevzuata aykırı olduğunu değil, aynı zamanda bu aykırılığın 'sağlığa zarar verecek' bir potansiyel taşıdığını da ortaya koymaktadır. Bu tespit, fiilin basit bir kabahat olmaktan çıkıp, ceza hukuku alanına giren bir suçu oluşturduğunu göstermektedir. Bu nedenle, mahkemenin 'eylemin kabahat niteliğinde olduğu' gerekçesiyle verdiği beraat kararı, Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulunmuş ve bozulmuştur. (Kaynak: avmehmetgenc.com/yiyecek-icecek-ve-sulari-bozma-veya-zehirli-madde-katma-sucu-ve-cezasi)