Bir kimsenin, kendisini avukat veya uzlaştırmacı olarak tanıtarak, mağduru 'hakkınızda dava açılacak, uzlaşırsak kapanır' şeklinde aldatıp sahte uzlaştırma belgeleriyle para alması eyleminin, TCK m. 158/1-L'de düzenlenen 'Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle' işlenen nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini tartışınız.
Evet, bu eylem TCK m. 158/1-L kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur. Avukatlar ve uzlaştırmacılar, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca 'kamu hizmeti' ifa eden ve yargı faaliyetinin bir parçası olan kişilerdir. Dolayısıyla, bir kişinin kendisini bu sıfatlarla tanıtarak suç işlemesi, mağdurun yargı sistemine ve kamu görevlilerine duyduğu güvenden faydalanarak onu aldatmasını kolaylaştırır. Kanun koyucu, bu tür bir aldatmanın, basit bir yalandan daha etkili ve tehlikeli olduğunu kabul ederek, bu fiili nitelikli hal olarak düzenlemiştir. Failin kendisini 'kamu görevlisi' olarak tanıtması (uzlaştırmacı) veya adliye gibi bir kamu kurumuyla ilişkili olduğunu söylemesi (avukat), bu fıkranın uygulanması için yeterlidir. Eylem, basit dolandırıcılığa göre daha ağır bir ceza ile cezalandırılır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/uzlasma-dolandiriciligi/)