Bir ceza davasında, sanığın annesi olan tanık, CMK m. 45 uyarınca tanıklıktan çekinme hakkını kullanmamış ve ifade vermiştir. Ancak mahkeme, bu tanığa CMK m. 51 uyarınca 'yeminden çekinme hakkı' olduğunu hatırlatmadan yemin ettirerek ifadesini almıştır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/3755 sayılı kararında, bu durumun neden CMK'ya aykırılık teşkil ettiği ve bir bozma nedeni sayıldığı, yeminin tanık beyanının güvenirliği üzerindeki psikolojik etkisi açısından tartışınız.
Bu durumun bozma nedeni sayılmasının temel sebebi, CMK m. 51'in emredici bir usul kuralı olması ve bu kuralın tanığın irade serbestisini korumayı amaçlamasıdır. Sanığın yakını olan bir tanık, tanıklık yapmayı kabul etse bile, yakını aleyhine 'yemin ederek' ifade verme konusunda ciddi bir ahlaki ve psikolojik baskı altında kalabilir. Yemin, beyanın doğruluğunu pekiştiren ve yalan beyanda bulunmanın (yalan tanıklık suçu) sonuçlarını ağırlaştıran bir kurumdur. Kanun koyucu, bu özel durumdaki tanığı, bu ek baskıdan kurtarmak için ona 'yemin etmekten çekinme' hakkı tanımış ve mahkemeye de bu hakkı hatırlatma zorunluluğu getirmiştir. Bu hatırlatma yapılmadan tanığın yeminli dinlenmesi, onun iradesini sakatlar ve verdiği ifadenin güvenirliğine gölge düşürür. Yargıtay, bu usuli hatanın, adil yargılanma hakkını ve delillerin hukuka uygun toplanması ilkesini ihlal ettiğini kabul ederek, bu şekilde alınan bir beyanın hükme esas alınmasını hukuka aykırı bulmuş ve kararı bozmuştur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-51-tanikliktan-cekinebilecek-kimsenin-cekinmemesi.html)