Bir kimsenin, tamamen kişisel bir husumet nedeniyle, görevli olmayan bir polis memuruna hakaret etmesi eylemi, TCK m. 125/3-a'da düzenlenen ve cezanın artırılmasını gerektiren 'kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret' suçu kapsamında mıdır? Yargıtay'ın, bu nitelikli halin uygulanması için aradığı 'görevle illiyet bağı' kriterini, eylemin 'görev sırasında' veya 'görev nedeniyle' olması ayrımı üzerinden analiz ediniz.
Hayır, bu eylem nitelikli hakaret suçunu oluşturmaz; basit hakaret (TCK m. 125/1) olarak cezalandırılır. TCK m. 125/3-a'daki nitelikli halin uygulanabilmesi için, hakaretin, kamu görevlisinin 'görevinden dolayı' yapılmış olması gerekir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bu 'görevle illiyet (nedensellik) bağı' iki şekilde kurulabilir: 1) Görev Sırasında: Hakaret, kamu görevlisi görevini ifa ederken, o görevle bağlantılı olarak yapılır. 2) Görev Nedeniyle: Hakaret, kamu görevlisi görevde olmasa bile, daha önce yaptığı veya yapacağı bir görev nedeniyle, o göreve atfen yapılır. Olayda, hakaretin nedeni tamamen 'kişisel bir husumet'tir ve kamu göreviyle hiçbir ilgisi yoktur. Polis memurunun sadece bir kamu görevlisi olması, kişisel bir nedenle kendisine yöneltilen hakareti nitelikli hale getirmez. Nitelikli halin amacı, kamu görevinin saygınlığını korumaktır, kamu görevlisinin kişiliğini değil. Dolayısıyla, görevle illiyet bağı kurulmadığı için, TCK m. 125/3-a uygulanamaz. (Kaynak: İlgili metinlerdeki kamu görevlisi suçlarının genel mantığı ve Yargıtay içtihatlarının yorumu)