Bir sanık hakkında, TCK m. 258'deki 'göreve ilişkin sırrın açıklanması' suçundan dolayı yapılan yargılamada, delil olarak sadece başka bir soruşturmada CMK m. 135 uyarınca yapılan ve 'tesadüfi delil' olarak nitelendirilen bir telefon dinleme kaydının bulunması durumunda, bu delilin tek başına mahkumiyete esas alınıp alınamayacağını, CMK m. 138/2'deki katalog suç sınırlaması açısından tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210142

Hayır, tek başına mahkumiyete esas alınamaz. CMK m. 138/2, bir soruşturma kapsamında yapılan dinleme sırasında, o soruşturmayla ilgisi olmayan, ancak başka bir suçu oluşturduğu şüphesi uyandıran bir delil elde edilmesi (tesadüfi delil) halinde, bu delilin kullanılabilmesini belirli şartlara bağlamıştır. En önemli şart, tesadüfen öğrenilen bu yeni suçun, CMK m. 135/8'de sayılan 'katalog suçlar' arasında yer almasıdır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/10023 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, TCK m. 258'deki 'göreve ilişkin sırrın açıklanması' suçu, bu katalogda yer almamaktadır. Dolayısıyla, başka bir suçun soruşturulması sırasında tesadüfen elde edilen ve bu suça işaret eden telefon dinleme kaydı, 'hukuka aykırı delil' niteliğindedir ve bu suçun yargılamasında delil olarak kullanılamaz. Mahkemenin, bu kayıt dışındaki diğer yasal delillere (tanık beyanı, ikrar, belgeler vb.) dayanarak karar vermesi gerekir. Eğer başka delil yoksa, sanık hakkında beraat kararı verilmelidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-258-goreve-iliskin-sirrin-aciklanmasi-sucu.html)