TCK m. 115/2'de düzenlenen, 'dini ibadet ve ayinlerin bireysel ya da toplu olarak yapılmasının engellenmesi' suçunun, Anayasa'nın 24. maddesinde güvence altına alınan 'din ve vicdan hürriyeti' ile olan ilişkisini, bu hakkın 'negatif' ve 'pozitif' yönleri açısından analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210136

Anayasa m. 24'te düzenlenen din ve vicdan hürriyeti, hem 'negatif' hem de 'pozitif' yönleri olan bir temel haktır. - Negatif Yönü: Kimsenin, bir dine inanmaya, ibadet etmeye veya dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamamasıdır. TCK m. 115/1, bu negatif özgürlüğü korur. - Pozitif Yönü: Kişinin, inandığı dinin gereklerini serbestçe yerine getirebilmesi, ibadet ve ayinlerini bireysel veya toplu olarak serbestçe yapabilmesidir. TCK m. 115/2, doğrudan doğruya din ve vicdan hürriyetinin bu 'pozitif' yönünü ceza hukuku koruması altına almaktadır. Bir kişinin veya grubun, ibadetini (namaz kılmasını, ayin yapmasını vb.) cebir, tehdit veya başka bir hukuka aykırı davranışla engellemek, bu pozitif özgürlüğe yönelik bir saldırıdır. Dolayısıyla TCK m. 115/2, Anayasa'nın 24. maddesindeki temel hakkın, sadece inanma özgürlüğü olarak kalmayıp, bir 'yaşam pratiği' olarak hayata geçirilmesini de güvence altına alan somut bir ceza normudur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-115-inanc-dusunce-ve-kanaat-hurriyetinin-kullanilmasini-engelleme-sucu.html)