Bir ceza davasında, sanığın beraat etmesi üzerine lehine hükmedilen vekalet ücreti (CMK m. 324, 327), yargılama gideri midir, yoksa bir tazminat niteliği mi taşır? Bu ücretin, sanığın avukatına ödediği gerçek vekalet ücretini karşılama zorunluluğunun olup olmadığını, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 'maktu' ücret belirlemesi açısından tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210127

Sanık lehine hükmedilen bu vekalet ücreti, CMK sistematiği içinde bir 'yargılama gideri' olarak kabul edilir. Bu bir tazminat değildir; haksız yere dava açılması nedeniyle uğranılan zararın tam olarak karşılanmasını amaçlamaz. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre bu ücret, 'maktu' (sabit) bir tutar olarak belirlenir. Bu, sanığın avukatına sözleşmeyle ödediği gerçek vekalet ücretinden (ki bu genellikle daha yüksektir) bağımsızdır. Maktu ücretin amacı, sanığın, kendini savunmak için yaptığı masrafın bir kısmını sembolik olarak kamuya (Hazine'ye) yükleyerek, bir nebze de olsa hakkaniyeti sağlamaktır. Bu ücret, sanığın avukatına ödediği gerçek ücreti karşılama amacı taşımaz. Dolayısıyla, sanık avukatına tarifedeki maktu ücretten daha fazlasını ödemiş olsa bile, Hazine'den sadece o yıl için belirlenen maktu vekalet ücretini talep edebilir. (İlgili Kaynak: Yargıtay 2. CD, 2009/56695 E. - barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-51-tanikliktan-cekinebilecek-kimsenin-cekinmemesi.html)