5651 sayılı Kanun m. 8/A'da düzenlenen 'yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi' gibi nedenlerle erişimin engellenmesi kararı verilebilmesi, bu kararın 'içeriğe dayalı' mı yoksa 'sonuca dayalı' bir denetim olduğunu mu gösterir? Bu yetkinin, Cumhurbaşkanlığı veya ilgili Bakanlıkların talebi üzerine BTK Başkanı tarafından kullanılmasının, idari bir tedbir niteliğini nasıl pekiştirdiğini tartışınız.
Bu düzenleme, içeriğin kendisinin hukuka aykırılığından (örneğin, hakaret içermesi) ziyade, o içeriğin yayında kalmasının doğuracağı 'tehlikeli sonuca' odaklanan, 'sonuca dayalı' bir denetim mekanizmasıdır. Amaç, belirli bir içeriğin kamu düzeni, milli güvenlik veya kişilerin yaşam hakkı için yarattığı yakın bir tehlikeyi bertaraf etmektir. Bu yetkinin, doğrudan bir mahkeme kararı olmadan, idari bir talep (Bakanlık, Cumhurbaşkanlığı) üzerine, yine bir idari makam olan BTK Başkanı tarafından kullanılması, bu tedbirin 'yargısal' bir karar değil, 'idari' bir önlem olduğunu pekiştirmektedir. Bu, yürütme organına, acil ve hayati durumlarda, yargı sürecini beklemeden, kamu düzenini korumak için hızlı bir şekilde müdahale etme imkanı tanıyan, ancak sonrasında (48 saat içinde) hakimin onayına sunulma zorunluluğu ile yargısal denetim altına alınmış, istisnai bir idari tedbirdir. (Kaynak: avmehmetgenc.com/blog/internetten-icerik-kaldirma-ve-erisimin-engellenmesi/86)