5846 sayılı FSEK m. 75, fikri mülkiyet suçlarına ilişkin şikayet üzerine Cumhuriyet savcısının, 'hukuka aykırı olarak çoğaltıldığı iddia edilen eserlerin çoğaltılmasıyla sınırlı olarak faaliyetin durdurulmasına' karar verebileceğini düzenler. Bu tedbirin hukuki niteliğini (bir koruma tedbiri mi, yoksa bir idari yaptırım mı?) ve bu kararın yargısal denetiminin nasıl yapılacağını analiz ediniz.
Bu tedbir, bir 'ceza muhakemesi koruma tedbiri' niteliğindedir. Bir idari yaptırım değildir, çünkü idari bir makam tarafından değil, adli bir makam olan Cumhuriyet savcısı tarafından, yürüyen bir ceza soruşturması kapsamında verilir. Amacı, suçun işlenmeye devam etmesini önlemek ve delillerin kaybolmasını engellemektir. Bu yönüyle, CMK'daki elkoyma veya iletişimin denetlenmesi gibi diğer koruma tedbirlerine benzer. Savcının bu kararı, nihai bir karar olmayıp, geçici bir tedbirdir. Kanunda açık bir denetim mekanizması öngörülmemiş olsa da, CMK'nın koruma tedbirlerine ilişkin genel hükümleri (CMK m. 127/3, m. 141 vb.) kıyasen uygulanabilir. Buna göre, bu karardan etkilenen kişi (faaliyetin durdurulduğu işletmenin sahibi), bu karara karşı Sulh Ceza Hakimliği'ne itiraz edebilir. Sulh Ceza Hakimliği, tedbirin koşullarının oluşup oluşmadığını ve orantılı olup olmadığını denetler. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/fikri-ve-sinai-haklar-mahkemesi-gorevine-giren-suclar.html)