İdari yargıda, İYUK m. 45'te düzenlenen istinaf yolu ile m. 46'da düzenlenen temyiz yolu arasındaki temel farklardan biri, başvurulabilecek kararların niteliğidir. Hangi tür kararların istinafa, hangilerinin temyize tabi olduğunu, 'tek hakimle verilen kararlar' ve 'konu' ayrımı açısından genel hatlarıyla açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210113

2016 sonrası sistemde, idari yargıda kanun yolları şu şekilde ayrılmıştır: 1) İstinaf Yolu (İYUK m. 45): İlk derece idare ve vergi mahkemelerinin verdiği nihai kararlara karşı kural olarak başvurulan yoldur. Özellikle; - Tek hakimle verilen tüm nihai kararlar, - Kurul halinde verilse bile, kanunda sayılan belirli konulardaki (görevden uzaklaştırma, il içi atama, yolluk vb.) nihai kararlar, istinafa tabidir ve Bölge İdare Mahkemesi'nin bu konularda verdiği kararlar kesindir. 2) Temyiz Yolu (İYUK m. 46): Bu yol daha istisnaidir. Temyize, ancak Bölge İdare Mahkemelerinin 'istinaf başvurusu üzerine' verdiği ve kanunda sayılan belirli davalara (konusu belli bir miktarı aşan tam yargı davaları, imar, ihale, düzenleyici işlemlerin iptali gibi) ilişkin kararlara karşı, Danıştay nezdinde başvurulabilir. Kısacası, kural istinaf, istisna temyizdir. Tek hakim kararları ve kanunda sayılan basit uyuşmazlıklar istinafla kesinleşirken, daha önemli ve karmaşık uyuşmazlıklar üç dereceli bir yargılamaya (ilk derece + istinaf + temyiz) tabi olabilmektedir. (İlgili Kaynakların Karşılaştırmalı Yorumu: kadimhukuk.com.tr/makale/idari-yargilama-usulu-kanunu-45-madde-iyuk/ ve www.calinokcuhukuk.com/istinaf-nedir/)