Bir polis memurunun, görevi gereği elinde bulundurduğu beylik tabancasıyla, kişisel bir tartışma sonucunda bir vatandaşı kasten yaralaması eylemi, TCK m. 266'da düzenlenen 'kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma' nitelikli halinin uygulanmasını gerektirir mi? Bu durumda, eylemin 'görev sırasında' veya 'görevden dolayı' işlenmemiş olmasının bir önemi var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210110

TCK m. 266'nın uygulanabilmesi için, suçun 'görevin ifası sırasında' işlenmesi şart değildir. Maddenin lafzı, 'görevi gereği olarak elinde bulundurduğu araç ve gereçleri bir suçun işlenmesi sırasında kullanan' kamu görevlisinden bahseder. Dolayısıyla, önemli olan, kullanılan aracın (silahın) görevi nedeniyle faile tevdi edilmiş olmasıdır. Polis memurunun, mesai dışında, tamamen kişisel bir nedenle tartıştığı birini beylik tabancasıyla yaralaması durumunda, suç görevden kaynaklanmasa da, suçun aracı 'görev gereği' elinde bulundurduğu bir araçtır. Bu nedenle, fail hakkında kasten yaralama suçundan verilecek cezanın, TCK m. 266 uyarınca üçte biri oranında artırılması gerekir. Bu, kamu görevlilerine duyulan güvenin, onlara tevdi edilen araçların suçta kullanılması suretiyle sarsılmasını daha ağır cezalandırmayı amaçlayan bir düzenlemedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-266-kamu-gorevine-ait-arac-ve-gerecleri-sucta-kullanma-sucu.html)