HMK m. 16/2'de düzenlenen, bağlantılı ceza davalarının birleştirilmesinde 'Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak' şartının, CMK'nın genel sistematiği içinde 'iddia makamının rolü' açısından önemini tartışınız. Savcıların bu konudaki olumsuz görüşüne rağmen mahkemelerin birleştirme kararı verebilmesinin önlenmesinin ardındaki mantık nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210095

Bu şart, CMK sistematiği içinde, kamu davasını açma ve yürütme tekelini elinde bulunduran 'iddia makamının' (Cumhuriyet savcılığı) muhakemenin yürütülüş şekli üzerindeki etkin rolünü ve özerkliğini korumayı amaçlar. Davaları birleştirmek, muhakemenin seyrini, delillerin sunuluşunu ve savunma stratejilerini kökten değiştiren önemli bir usuli karardır. Kanun koyucu, bu önemli kararın, sadece mahkemelerin takdirine bırakılmayıp, davanın sahibi olan ve maddi gerçeğin ortaya çıkması için soruşturmayı yürüten savcılığın da olumlu görüşüne bağlanmasını zorunlu kılmıştır. Savcıların, davaların ayrı görülmesinde usul ekonomisi veya delillerin daha sağlıklı değerlendirilmesi gibi nedenlerle hukuki yarar görmesi mümkündür. Onların olumsuz görüşüne rağmen birleştirmeye gidilmesi, iddia makamının stratejisine ve davanın sağlıklı yürütülmesine ilişkin görüşüne aykırı bir durum yaratacaktır. Bu kural, mahkemenin yargılama yetkisi ile savcılığın iddia ve takibat yetkisi arasında bir denge kurarak, muhakemenin tüm sujelerinin katılımıyla sağlıklı bir karar alınmasını hedefler. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/Dosyalarin-Birlestirilmesinde-Cumhuriyet-Savcisinin-Talep-Sarti)