Bir sanığın, internet üzerinden yayınladığı bir metinde, 'ülkedeki laik düzen yanlılarının Haccac, Yezid gibi zalimlerden farksız olduğunu' belirterek, 'şeriat kurallarının egemen kılınması için cihat çağrısı' yapması eylemi, Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 12101/14522 sayılı kararına göre neden TCK m. 216/1 kapsamında 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçunu oluşturmuştur? Bu kararda, 'din anlayışı farklılığı gözetme' ve 'şiddet çağrısı' unsurlarının rolünü analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210093

Yargıtay'ın anılan kararında bu eylemin TCK m. 216/1'deki suçu oluşturduğu kabul edilmiştir. Bunun temel nedenleri şunlardır: 1) Halkın Bir Kesimini Diğerine Karşı Kışkırtma: Sanık, toplumu 'şeriat yanlıları' ve 'laik düzen yanlıları' olarak ikiye bölmekte ve bir kesimi (laik düzen yanlıları) tarihi zalim figürlerle özdeşleştirerek hedef göstermektedir. Bu, 'din anlayışı farklılığı gözeterek' halkın bir kesimini diğerine karşı kin ve düşmanlığa sevk etme unsurunu oluşturur. 2) Açık ve Yakın Tehlike Unsuru: Eylemin sadece bir eleştiri veya düşünce açıklaması olmaktan çıkıp suçu oluşturmasının en kritik nedeni, 'cihat çağrısı' yapılmasıdır. Cihat çağrısı, Yargıtay tarafından açık bir 'şiddet çağrısı' olarak yorumlanmıştır. Bu çağrı, soyut bir eleştirinin ötesine geçerek, bir kesimin diğerine karşı fiili bir eyleme geçmesi için kışkırtma niteliğindedir. Bu durum, 'kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlike' şartının gerçekleştiğini gösterir. Dolayısıyla, düşünce açıklaması sınırları aşılmış ve suçun tüm unsurları oluşmuştur. (Kaynak: or.av.tr/halki-kin-ve-dusmanliga-tahrik-veya-asagilama-sucu-nedir/)