İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca düzenlenen istinaf kanun yolu arasında, dilekçede 'başvuru sebeplerinin' gösterilmemesinin sonuçları açısından bir fark var mıdır? İYUK'ta HMK m. 355'e benzer, incelemenin 'sebeplerle sınırlı' olduğuna dair bir hüküm bulunmamasının, idari yargıdaki istinaf incelemesinin kapsamına etkisini analiz ediniz.
İki kanun arasında bu konuda önemli bir fark vardır. HMK m. 355, istinaf incelemesinin 'dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı' olduğunu açıkça düzenler. Bu nedenle, HMK'da gerekçe gösterilmemesi, incelemenin kapsamını fiilen sıfırlar (kamu düzeni hariç). İYUK'ta ise böyle bir sınırlama hükmü yoktur. İYUK m. 45, Bölge İdare Mahkemesi'nin dosyayı ve kararı 'inceler ve gereğini düşünür' şeklinde genel bir ifade kullanır. Bu durum, idari yargıdaki istinaf incelemesinin, tarafların ileri sürdüğü sebeplerle sınırlı olmadığı; Bölge İdare Mahkemesi'nin, idari işlemin hukuka uygunluğunu tüm yönleriyle (yetki, şekil, sebep, konu, amaç) re'sen inceleyebileceği şeklinde yorumlanmaktadır. Bu fark, idari yargının temelindeki 'kamu yararı' ve 'hukuka bağlılık' ilkelerinden kaynaklanır. İdari yargı, sadece tarafların menfaatlerini değil, aynı zamanda idarenin eylemlerinin hukuka uygunluğunu denetleme görevini de üstlenir. (İlgili Kaynakların Karşılaştırmalı Yorumu: www.calinokcuhukuk.com/istinaf-nedir/ ve kadimhukuk.com.tr/makale/idari-yargilama-usulu-kanunu-45-madde-iyuk/)