Ceza yargılamasında, sanığın babası veya oğlu gibi yakın akrabalarının tanık olarak dinlenmesi durumunda, CMK m. 50/1-a gereği 'yeminsiz' dinlenmeleri zorunluluğu ile CMK m. 51'deki 'yemin etmekten çekinebilme' hakkı arasındaki ilişki nedir? 15 yaşından küçük bir tanığa yemin verdirilmesinin hukuki sonucu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210086

Bu iki kural farklı durumları düzenler. CMK m. 50, belirli kişilerin (mağdur, 15 yaşından küçükler, akıl hastaları, sanığın belirli derecedeki akrabaları) 'yeminsiz' dinleneceğini emreder. Bu, bir 'yemin verme yasağı'dır. Hakim veya tanığın bu konuda bir takdiri yoktur. CMK m. 51 ise, tanıklıktan çekinme hakkı olan (ancak yemin yasağı kapsamında olmayan) kişilerin, tanıklık yapmayı kabul etseler bile 'yemin etmekten çekinebileceklerini' düzenler. Bu, tanığa tanınmış bir haktır. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2014/33375 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, sanığın 15 yaşından küçük olan çocuklarının yeminli dinlenilmesi, CMK m. 50/1-a'daki yemin yasağının açık bir ihlalidir. Bu şekilde alınan bir ifade, 'hukuka aykırı delil' niteliğindedir ve hükme esas alınamaz. Bu durum, yargılamanın adil bir şekilde yürütülmesini engelleyen ciddi bir usul hatasıdır ve Yargıtay tarafından bozma nedeni olarak kabul edilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-51-tanikliktan-cekinebilecek-kimsenin-cekinmemesi.html)