İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda (İYUK), temyiz ve istinaf gibi kanun yolları için öngörülen başvuru süreleri (örneğin, 30 gün) ile karar düzeltme için öngörülen süre (15 gün) arasındaki farkın temel nedeni ne olabilir? Bu sürelerin 'hak düşürücü' nitelikte olmasının usul hukuku açısından sonuçları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210071

Bu sürelerin farklı olmasının temel nedeni, kanun yollarının niteliği ve yargılamadaki işlevleridir. İstinaf ve temyiz, bir kararın ilk kez üst mahkeme denetimine sunulduğu 'olağan' kanun yollarıdır. Bu nedenle, taraflara dilekçelerini hazırlamaları ve gerekçelerini oluşturmaları için daha makul ve uzun bir süre (genellikle 30 gün) tanınmıştır. Karar düzeltme ise, zaten bir üst mahkemenin (Danıştay veya Bölge İdare Mahkemesi) verdiği kesin bir karara karşı, çok sınırlı ve istisnai nedenlerle (İYUK m. 54) başvurulan 'olağanüstü' bir kanun yoludur. Amacı, bariz bir maddi veya hukuki hatayı düzeltmektir. Yargılamayı uzatan ve kararların kesinleşmesini geciktiren bir yol olduğu için, kanun koyucu bu yola başvuruyu daha kısa bir süreyle (15 gün) sınırlandırarak istisnai niteliğini vurgulamıştır. Bu sürelerin tamamı 'hak düşürücü' niteliktedir. Yani, bu süreler içinde başvuru yapılmazsa, o kanun yoluna başvurma hakkı bir daha kullanılamayacak şekilde ortadan kalkar ve karar kesinleşir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/idari-yargilama-usulu-kanunu-45-madde-iyuk/)