CMK m. 48 uyarınca, tanığın kendisini veya yakınını ceza kovuşturmasına uğratabilecek sorulara yanıt vermekten çekinme hakkı, HMK m. 292'de düzenlenen ve üçüncü kişileri dahi kapsayan 'soybağının tespiti için kan veya doku verme zorunluluğu' karşısında nasıl bir konumdadır? Neden bir kişi, tanıklıktan çekinme hakkını ileri sürerek DNA testi vermekten kaçınamaz?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210067

Bu iki kural, farklı hukuki menfaatleri koruyan ve farklı alanlarda uygulanan normlardır. CMK m. 48, kişinin kendisini suçlamama (nemo tenetur) ayrıcalığını korur ve ceza yargılamasına özgüdür. HMK m. 292 ise, soybağı davalarının kamu düzeni niteliğini ve çocuğun soybağını bilme hakkı gibi üstün bir menfaati korumayı amaçlar ve hukuk yargılamasına ilişkindir. HMK m. 292/2, bu durumu açıkça düzenleyerek, 'Üçüncü kişi tanıklıktan çekinme hakkı bulunduğunu ileri sürerek bu yükümlülükten kaçınamaz.' hükmünü getirmiştir. Bu, kanun koyucunun bilinçli bir tercihidir. Soybağının tespiti gibi kamu düzenini ve çocuğun temel haklarını ilgilendiren bir konuda, maddi gerçeğe ulaşmanın önemi, tanıklıktan çekinme hakkı gibi kişisel bir hakka üstün tutulmuştur. DNA testi, kişiyi bir 'suçla' itham etmeyi değil, biyolojik bir gerçeği ortaya çıkarmayı amaçladığı için, nemo tenetur ilkesinin kapsamı dışında kabul edilmiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-292-soybagi-tespiti-icin-inceleme.html)