Bir sanığın, eşi olan tanık dinlenirken, tanığa CMK m. 45 ve m. 51 uyarınca tanıklıktan ve yeminden çekinme hakkının hatırlatılmaması, Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2013/32443 E. sayılı kararına göre neden bir bozma nedeni olarak kabul edilmiştir? Bu usuli eksikliğin 'savunma hakkı' ile olan ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210061

CMK m. 45'te düzenlenen tanıklıktan çekinme hakkı (özellikle yakın akrabalar için) ve m. 51'deki yeminden çekinme hakkı, tanığı ahlaki bir ikilemden (doğruyu söyleyip yakınını suçlamak ile yalan söyleyip yalan tanıklık suçu işlemek arasında kalmaktan) kurtarmayı amaçlayan temel usuli güvencelerdir. Bu hakların tanığa hatırlatılması, mahkemenin bir görevidir. Yargıtay'ın anılan kararında bu durumun bozma nedeni sayılmasının sebebi, bu kuralların aynı zamanda dolaylı olarak sanığın 'savunma hakkı' ile de ilişkili olmasıdır. Sanığın en yakınlarının, yasal hakları bildirilmeden, bir nevi baskı altında ifade vermeye zorlanması, aleyhe delil elde etme sürecini sakatlar ve adil yargılanma ilkesini (AİHS m. 6) zedeler. Tanığın, haklarını bilseydi belki de daha farklı veya hiç ifade vermeyecek olması ihtimali, yargılamanın sonucunu etkileyebilecek nitelikte bir usuli hata olarak kabul edilir. Bu nedenle, bu hatırlatmaların yapılmaması, özellikle ifadenin hükme esas alındığı durumlarda, ciddi bir bozma nedenidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-51-tanikliktan-cekinebilecek-kimsenin-cekinmemesi.html)