Anayasa Mahkemesi ve AİHM'e bireysel başvuru için aranan 'iç hukuk yollarının tüketilmesi' koşulu, 2016 sonrası Türk hukuk sistemi açısından ne anlama gelmektedir? Bir hukuk veya ceza davasında, istinaf mahkemesi kararı temyize kapalı (kesin) ise, iç hukuk yolları nerede tüketilmiş sayılır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210058

Anayasa'nın 148. ve AİHS'nin 35. maddelerine göre, Anayasa Mahkemesi'ne veya AİHM'e bireysel başvuruda bulunabilmek için, iddia edilen hak ihlaline ilişkin 'olağan kanun yollarının' tüketilmiş olması gerekir. 2016'da istinaf kurumunun tam olarak faaliyete geçmesiyle bu koşulun anlamı değişmiştir: - Eğer bir ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yolu açıksa, istinafa başvurulmalıdır. - Eğer istinaf mahkemesinin (Bölge Adliye Mahkemesi) kararına karşı da temyiz (Yargıtay) yolu açıksa, temyize de başvurulmalıdır. Bu durumda iç hukuk yolları, Yargıtay'ın kararından sonra tüketilmiş olur. - Ancak, eğer istinaf mahkemesinin kararı, kanun gereği 'kesin' ise, yani temyiz yolu kapalıysa, iç hukuk yolları o istinaf mahkemesi kararıyla tüketilmiş sayılır. Başvurucu, bu kesin nitelikteki istinaf kararının kendisine tebliğinden itibaren 30 gün içinde Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunabilir. Yargıtay'a gitmesi beklenmez. (Kaynak: www.calinokcuhukuk.com/istinaf-nedir/ ve kadimhukuk.com.tr/makale/ortalama-karar-suresi-ceza-hukuk-istinaf-temyiz/)