Bir hekimin, acil servise gelen bir hastaya, kendisi bizzat müdahale etmeden, telefonla başka bir sağlık personeline talimat vererek tedavi yaptırması, 'hatalı tıbbi uygulama' (malpraktis) kapsamında nasıl bir kusur teşkil eder? Bu durumu, 'organizasyon kusuru' ve 'hekimin şahsi kusuru' açısından ayrı ayrı değerlendiriniz.
Bu eylem, hem hekimin şahsi kusurunu hem de sağlık kurumunun organizasyon kusurunu içeren bir malpraktis halidir. 1) Hekimin Şahsi Kusuru: Tıbbi müdahale, hekimin hastayı bizzat muayene etmesini, teşhis koymasını ve tedaviyi bizzat uygulamasını veya denetlemesini gerektiren şahsi bir edimdir. Hekimin, hastayı görmeden, uzaktan talimatla tedavi yaptırması, tıp biliminin standartlarına ve özen yükümlülüğüne açıkça aykırıdır. Bu durum, teşhis ve tedavi hatasına yol açma potansiyeli yüksek, ağır bir mesleki kusurdur. 2) Organizasyon Kusuru: Hastanenin (sağlık kurumunun), acil serviste yeterli sayıda ve nitelikte hekimi hazır bulundurmaması, hekimlerin hastalarla doğrudan ilgilenmesini sağlayacak bir iş akışı oluşturmaması, bir 'organizasyon kusuru' teşkil eder. Hekimin telefonla tedavi yaptırmak zorunda kalması, bu kusurun bir sonucu olabilir. Bu durumda, hem hekim şahsi kusurundan hem de hastane organizasyon kusurundan dolayı doğan zarardan müteselsilen sorumlu olur. (Kaynak: or.av.tr/hatali-tibbi-uygulama-nedir/)