HMK'ya göre tanıklıktan çekinme hakkı, kural olarak tanığın iradesine bağlı bir haktır. Ancak CMK m. 49'da, hakimin 'gerekli gördüğünde' tanığın çekinme nedenini açıklamasını isteyebileceği belirtilmiştir. Bu durumun, ceza muhakemesinde 'maddi gerçeğin araştırılması' ilkesinin, tanığın özel hayatına veya sır saklama yükümlülüğüne üstün geldiği bir an olarak yorumlanıp yorumlanamayacağını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210052

Evet, bu durum ceza muhakemesinde 'maddi gerçeğin araştırılması' ilkesinin önceliğinin bir yansıması olarak yorumlanabilir. Hukuk muhakemesinde tarafların getirdiği delillerle yetinilirken, ceza muhakemesinde hakim maddi gerçeği re'sen araştırmakla yükümlüdür. Tanıklıktan çekinme hakkı, bu araştırma ilkesine bir istisna teşkil eder. CMK m. 49, bu istisnanın kötüye kullanılmasını veya dayanaksız bir şekilde ileri sürülmesini önlemek için hakime bir denetim yetkisi tanır. Hakim, tanığın gerçekten çekinme hakkına sahip olup olmadığını veya bu hakkı kanuna aykırı olarak kullanıp kullanmadığını denetlemek için 'gerekli gördüğünde' çekinme nedenini sorabilir. Bu, tanığın kişisel hakları ile kamunun adil bir yargılama yapma ve suçu aydınlatma menfaati arasındaki dengenin, kamu menfaati lehine kurulduğu bir andır. Ancak bu yetki, tanığı kendini suçlamaya zorlayacak şekilde (nemo tenetur ilkesi) kullanılamaz. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-49-tanikliktan-cekinme-sebebinin-bildirilmesi.html)