6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra, 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması Kanunu'na dayanılarak yapılan bir arşiv araştırmasının, Anayasa Mahkemesi tarafından neden 'kişisel verilerin korunması hakkına' orantısız bir müdahale olarak görüldüğünü, 'kanunilik' ve 'belirlilik' ilkeleri açısından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210049

Anayasa Mahkemesi'nin 2018/163 E. sayılı kararında 4045 sayılı Kanun'u iptal etmesinin temel nedeni, düzenlemenin KVKK ve Anayasa'nın getirdiği standartları karşılamamasıdır. Karara göre, temel bir hak olan kişisel verilerin korunması hakkına yapılacak müdahalelerin 'kanunilik' ilkesine uygun olması gerekir. Bu ilke, sadece şekli bir kanunun varlığını değil, aynı zamanda o kanunun 'belirli, anlaşılabilir ve öngörülebilir' olmasını, keyfiliği önleyecek güvenceler içermesini gerektirir. 4045 sayılı Kanun ise, arşiv araştırması kapsamında hangi kişisel verilerin toplanacağı, bu verilerin kimler tarafından, ne şekilde ve ne kadar süreyle işleneceği, verilerin güvenliğinin nasıl sağlanacağı, ilgililerin itiraz ve düzeltme hakları gibi temel güvenceleri düzenlemiyordu. İdareye, kişisel verileri toplama ve işleme konusunda sınırsız ve denetimsiz bir yetki tanıyordu. Bu belirsizlik, müdahaleyi 'orantısız' ve 'keyfi' hale getirdiği için Anayasa'ya (m. 13, 20) aykırı bulunmuştur. (Kaynak: kalemci.av.tr/guvenlik-sorusturmasi-ile-arsiv-arastirmalarinin-kisisel-verilerin-korunmasi-kanunu-kapsaminda-ihlal-boyutu/)