TCK m. 258'de düzenlenen 'göreve ilişkin sırrın açıklanması' suçu ile TCK m. 285'te düzenlenen 'soruşturmanın gizliliğini ihlal' suçu arasındaki temel farkları, suçun konusu ve korunan hukuki değer açısından karşılaştırınız. Bir jandarma komutanının, yürüyen bir soruşturmadaki dinleme kararı içeriklerini ilgisiz kişilere açıklamasının hangi suçu oluşturacağını Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2017/1395 E. sayılı kararı ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210046

İki suç arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Korunan Hukuki Değer: TCK m. 258, kamusal faaliyetlerin düzenli ve güvenli bir şekilde yürütülmesini, yani 'idarenin sır saklama yükümlülüğünü' korur. TCK m. 285 ise, ceza soruşturması ve kovuşturmasının selametini, delillerin karartılmasını önlemeyi ve masumiyet karinesini, yani 'adliyenin menfaatlerini' korur. 2) Suçun Konusu: TCK m. 258'in konusu, göreve ilişkin her türlü gizli belge, karar, emirdir. TCK m. 285'in konusu ise daha spesifik olarak, bir soruşturma veya kovuşturma dosyasının içeriğidir. Yargıtay'ın anılan kararında da belirtildiği gibi, bir jandarma komutanının, yürüyen bir soruşturmadaki 'iletişimin tespitine ilişkin karar içeriklerini' açıklaması, doğrudan soruşturmanın gizliliğini ihlal eden bir eylemdir. İddianamede TCK m. 258'den dava açılmış olsa bile, eylemin hukuki vasıflandırması TCK m. 285'e göre yapılmalıdır. Çünkü fiil, genel bir idari sırrı değil, özel olarak korunan adli bir sırrı ifşa etmiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-258-goreve-iliskin-sirrin-aciklanmasi-sucu.html)