Evlilik birliğinin ölümle sona ermesi durumunda, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi nasıl yapılır? Sağ kalan eşin, ölen eşin mirasçılarına karşı ileri sürebileceği 'katılma alacağı'nın, kendi miras payından hukuken farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210041

Eşlerden birinin ölümüyle, edinilmiş mallara katılma rejimi sona erer (TMK m. 225). Bu durumda, mal rejiminin tasfiyesi, mirasın paylaşımından önce yapılır. Tasfiye şu şekilde işler: Önce sağ kalan eş ile ölen eşin terekesi arasında, evlilik birliği boyunca edinilen mallar (edinilmiş mallar) hesaplanır. Her eşin kişisel malları bu hesaptan ayrılır. Sonra, toplam artık değer (edinilmiş malların borçlar çıktıktan sonraki değeri) bulunur ve bu değerin yarısı, sağ kalan eşin 'katılma alacağı' olarak belirlenir. Bu katılma alacağı, sağ kalan eşin, ölen eşin terekesine karşı bir alacak hakkıdır ve terekenin borcu olarak kabul edilir. Bu borç ödendikten sonra, geriye kalan net tereke, miras hukuku kurallarına göre mirasçılar arasında (sağ kalan eş de dahil olmak üzere) paylaştırılır. Dolayısıyla, sağ kalan eşin 'katılma alacağı', mal rejimi hukukundan doğan bir şahsi alacak hakkı iken; 'miras payı', miras hukukundan doğan bir ayni hak sahipliğidir. Bu iki hak birbirinden tamamen bağımsızdır ve sağ kalan eş her ikisine de sahip olur. (Kaynak: oner.av.tr/yasal-mal-rejimi/)