Bir kimsenin, kendisiyle cinsel içerikli sohbet eden karşı tarafın 18 yaşından küçük olduğunu sonradan öğrenmesi ve bu durumun şantaj ve dolandırıcılık aracı olarak kullanılması olayında, mağdurun 'eskort/jigolo arama' veya 'cinsel içerikli mesaj atma' eylemleri tek başına bir suç teşkil eder mi? Bu durumun, dolandırıcılık suçunun mağduru olma sıfatını etkileyip etkilemediğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210038

Hayır, mevcut Türk Ceza Kanunu'na göre, reşit bir kişinin, reşit sandığı başka bir kişiyle rızaya dayalı olarak cinsel içerikli sohbet etmesi veya fuhuş amacıyla iletişim kurmaya çalışması tek başına bir suç olarak tanımlanmamıştır. Karşı tarafın 18 yaşından küçük olması, ancak TCK m. 103 (çocuğun cinsel istismarı) veya m. 104 (reşit olmayanla cinsel ilişki) gibi suçların maddi unsurları (temas, ilişki vb.) gerçekleştiğinde cezai sorumluluk doğurur. Sadece mesajlaşma bu suçları oluşturmaz. Mağdurun amacının ahlaki veya yasal olmaması, onun bir suçun mağduru olma sıfatını ortadan kaldırmaz. Önemli olan, dolandırıcıların hileli davranışlarla veya şantajla mağdurdan haksız bir menfaat temin etmesidir. Dolayısıyla, mağdurun kendi eylemi suç teşkil etmese bile, dolandırıcılık, şantaj ve tehdit suçlarının mağduru olarak şikayet hakkına sahiptir ve bu durum faillerin cezalandırılmasına engel değildir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/eskort-jigolo-dolandiriciligi/)