İşyeri dokunulmazlığının ihlali (TCK m. 116/2) suçu ile hırsızlık (TCK m. 141) suçunun, bir kimsenin hırsızlık yapmak amacıyla gece vakti bir adliye binasına girmesi örneğinde olduğu gibi bir arada işlenmesi durumunda, 'bileşik suç' (TCK m. 42) hükümleri uygulanabilir mi? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/337 sayılı kararının bu konudaki yaklaşımını, korunan hukuki değerler açısından analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210032

Hayır, bileşik suç hükümleri uygulanamaz. Bileşik suç, bir suçun, diğer bir suçun unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni olduğu ve bu nedenle tek bir fiil sayıldığı durumlarda söz konusu olur. Hırsızlık suçunun işlenmesi için konut veya işyeri dokunulmazlığını ihlal etmek zorunlu bir unsur değildir. Bu iki suç, farklı hukuki değerleri korur: Biri mülkiyet ve zilyetlik hakkını, diğeri ise kişi hürriyeti ve özel mekanların güvenliğini (hane huzuru). Yargıtay CGK'nın anılan kararında da belirtildiği gibi, hırsızlık amacıyla bir işyerine girilmesi durumunda, fail hem hırsızlık suçunu (veya teşebbüsünü) hem de işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunu işlemiş olur. Bu durumda 'gerçek içtima' kuralları uygulanır ve fail her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılır. İşyeri dokunulmazlığının ihlali, hırsızlık suçunun içinde eriyen bir unsur değildir. (Kaynak: avmehmetgenc.com/blog/konut-dokunulmazliginin-ihlali-sucu-ve-cezasi/48)