Bir kişinin, belediye tarafından ruhsatsız olduğu için mühürlenen inşaatının mührünü kırarak inşaata devam etmesi eylemi, TCK m. 203 kapsamında mühür bozma suçunu oluşturur. Bu durumda fail hakkında hapis cezası mı, yoksa adli para cezası mı verileceği veya hapis cezasının adli para cezasına çevrilip çevrilemeyeceği konusunda hakimin takdir yetkisinin sınırlarını tartışınız.
TCK m. 203, mühür bozma suçu için 'altı aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası' şeklinde seçenekli bir yaptırım öngörmüştür. Hakim, öncelikle somut olayın özelliklerine göre bu iki yaptırımdan birini seçecektir. İnşaat mührünü bozarak faaliyete devam etmek, genellikle kamu düzenini ve imar hukukunu ciddi şekilde ihlal eden bir eylem olarak görüldüğü için, mahkemeler bu durumda genellikle hapis cezasını tercih etme eğilimindedir. Eğer hakim hapis cezasına hükmederse, bu cezanın TCK m. 50 uyarınca adli para cezasına 'çevrilip çevrilemeyeceği' gündeme gelir. Çevirme için cezanın 1 yıl veya daha az süreli olması gerekir. Örneğin, mahkeme alt sınırdan 6 ay hapis cezası verirse, bu cezayı adli para cezasına çevirebilir. Ancak, 1 yılın üzerinde bir hapis cezasına hükmederse, çevirme mümkün olmaz. Hakim, hem ilk yaptırımı seçerken hem de çevirme konusunda karar verirken failin kişiliği, suçun işlenmesindeki özellikler ve ekonomik durumu gibi kriterleri göz önünde bulundurur. (Kaynak: oner.av.tr/muhur-bozma-sucu-ve-cezasi/)