İnsan üzerinde deney suçunda (TCK m. 90), deney sonucunda mağdurun yaralanması veya ölmesi halinde, TCK m. 90/5 uyarınca 'kasten yaralama veya kasten öldürme suçuna ilişkin hükümlerin' uygulanacağı belirtilmiştir. Bu durumda fail, hem insan üzerinde deney suçundan hem de yaralama/öldürme suçundan mı cezalandırılır, yoksa sadece ağır olan suçtan mı? 'Fikri içtima' kurallarının bu duruma uygulanabilirliğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210028

TCK m. 90/5'teki düzenleme, tipik bir 'bileşik suç' (mürekkep suç - TCK m. 42) veya 'farklı neviden fikri içtima' (TCK m. 44) görünümüdür. Failin tek bir fiili (deney yapma), hem insan üzerinde deney suçunu hem de kasten yaralama/öldürme suçunu oluşturmaktadır. Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan 'non bis in idem' ve fikri içtima kuralları gereğince, fail bu durumda iki ayrı suçtan değil, sadece cezası en ağır olan suçtan cezalandırılır. TCK m. 90/5'teki 'ayrıca' kelimesi kullanılmadığı için, 'gerçek içtima' uygulanmaz. Kasten yaralama ve kasten öldürme suçlarının cezaları, TCK m. 90/1'deki deney suçunun cezasından daha ağır olduğu için, fail sadece TCK m. 81, 82, 86 veya 87. maddelerden, yani neticeye göre kasten öldürme veya kasten yaralama suçundan sorumlu tutulur. İnsan üzerinde deney suçu, daha ağır olan bu suçların içinde erimiş (absorbe edilmiş) sayılır. (Kaynak: avmehmetgenc.com/insan-uzerinde-deney-sucu-ve-cezasi)