TCK m. 115'te düzenlenen 'inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme' suçunun failinin 'kamu görevlisi' olması ve bu suçu 'kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak' işlemesi, TCK m. 119/1-c açısından bir ceza artırım nedeni midir? Bu fıkradaki 'kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması' ibaresinin, TCK m. 266'daki 'kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma'dan farkını açıklayınız.
Evet, TCK m. 119/1-c, bu suçun (ve TCK 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118. maddelerdeki diğer hürriyete karşı suçların) 'kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle' işlenmesi halinde verilecek cezanın bir kat artırılacağını düzenler. Bu, suçun failinin kamu görevlisi olmasının bir nitelikli halidir. Bu nitelikli hal ile TCK m. 266 arasındaki fark şudur: - TCK m. 119/1-c (Nüfuz Kullanma): Burada önemli olan, failin kamu görevlisi olmasından kaynaklanan 'saygınlığı, gücü ve etki yeteneğini' (nüfuzu) kullanarak suçu daha kolay işlemesidir. Fiziksel bir araç kullanımı şart değildir. Örneğin, bir mülki amirin, bir kişiyi siyasi görüşünü açıklamaya zorlaması. - TCK m. 266 (Araç Kullanma): Burada ise kamu görevlisinin, görevi gereği kendisine tahsis edilmiş 'fiziksel araç ve gereçleri' (silah, kelepçe, resmi araç vb.) suçun işlenmesi sırasında kullanması söz konusudur. Birincisi manevi bir güce, ikincisi ise maddi bir araca dayanır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-115-inanc-dusunce-ve-kanaat-hurriyetinin-kullanilmasini-engelleme-sucu.html)