5179 sayılı mülga Kanun döneminde işlenen, gıdaya izin verilmeyen veya limit üstü pestisit katma eyleminin, Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2017/4770 sayılı kararında, neden 5237 sayılı TCK'nın 185/2. maddesi (taksirle zehirli madde katma) kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir? 5179 S.K. m. 29/I'deki yollamanın (atıfın) bu nitelemedeki rolünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210024

5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun (artık mülga), kendi içinde bir ceza normu barındırmıyordu. Ancak, Kanun'un 18. maddesindeki yasakları ihlal edenlerin cezalandırılması için 29. maddesinde bir yollama (atıf) yapıyordu. Bu madde, 'Bu Kanun’un 18. maddesinde belirtilen sağlığın korunması ile ilgili yasakları ihlâl eden kişiler, Türk Ceza Kanunu’nun “Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar” başlıklı Bölümünde yer alan hükümlere göre cezalandırılır.' demekteydi. TCK'nın ilgili bölümündeki suç ise TCK m. 185'tir. Yargıtay'ın anılan kararında, sanığın eylemi (hıyara limit üstü pestisit katması), 5179 S.K. m. 18'deki yasağın ihlali niteliğindedir. 29. maddedeki yollama nedeniyle, bu eylemin cezai karşılığının TCK'da aranması gerekmektedir. Eylemin kasıtlı yapıldığına dair delil olmadığından, bu fiilin TCK m. 185/2'de düzenlenen 'taksirle' işlenen hali kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yani 5179 S.K. kabahati tanımlamış, cezası için ise TCK'ya atıf yapmıştır. (Kaynak: avmehmetgenc.com/yiyecek-icecek-ve-sulari-bozma-veya-zehirli-madde-katma-sucu-ve-cezasi)