Nitelikli dolandırıcılık suçundan yürütülen bir soruşturmada, sanıkların para yatırılmasını sağladıktan sonra parayı bankadan çekmeye çalışırken yakalanmaları eylemi, Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2015/7075 E. sayılı kararına göre neden 'tamamlanmış suç' değil de 'teşebbüs' aşamasında kalmış olarak kabul edilmiştir? Suçun tamamlanması için hangi unsurun gerçekleşmesi gerekmektedir?
Dolandırıcılık suçu (TCK m. 157), failin hileli davranışlarla aldatarak kendisine veya başkasına bir 'yarar' sağlamasıyla tamamlanır. Bu yararın, malvarlığına ilişkin bir menfaat olması ve failin bu menfaat üzerinde fiilen tasarruf etme imkanına kavuşması gerekir. Yargıtay'ın anılan kararındaki olayda, sanıklar hileli davranışlarla katılanın kendi hesaplarına para yatırmasını sağlamışlardır. Bu aşamada, hile ve aldatma eylemleri tamamlanmış, mağdurun zararı doğmuş ve yarar (para) sanıkların hesabına geçmiştir. Ancak suçun tamamlanması için, sanıkların bu yarar üzerinde 'serbestçe tasarruf edebilmesi' gerekir. Sanıklar, parayı bankadan çekmeye çalışırken, yani menfaati fiilen ele geçirmeye ve üzerinde diledikleri gibi tasarruf etmeye çalışırken yakalandıkları için, suçun icra hareketleri tamamlanamamış ve eylem 'teşebbüs' aşamasında kalmıştır. Eğer parayı çekip bankadan ayrılsalardı, suç tamamlanmış olacaktı. (Kaynak: oner.av.tr/nitelikli-dolandiricilik-yargitay-kararlari/)