Ergin ve kısıtlıların evlat edinilmesinde (TMK m. 313), evlat edinenin 'altsoyunun açık muvafakati'nin alınması şartının ardındaki hukuki mantık nedir? Bu şartın, küçüklerin evlat edinilmesinde aranmamasının nedenlerini, korunan menfaatler açısından karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210021

Ergin bir kişinin evlat edinilmesi, genellikle bir soybağı ilişkisi kurmaktan çok, miras hukuku ve malvarlığı ilişkileri üzerinde sonuç doğuran bir işlemdir. Bu durumda, evlat edinenin mevcut altsoyunun (çocukları, torunları) miras payları ve statüleri doğrudan etkilenecektir. Yeni bir yasal mirasçının (evlatlığın) aileye katılması, onların saklı paylarını azaltacaktır. Kanun koyucu, bu nedenle, menfaatleri doğrudan ve olumsuz etkilenecek olan mevcut altsoyun 'açık muvafakatini' arayarak, onların miras hukukundan doğan beklentilerini ve haklarını korumayı amaçlamıştır. Küçüklerin evlat edinilmesinde ise bu şart aranmaz. Çünkü burada öncelikli ve üstün olan menfaat, çocuğun bir aile ortamına kavuşmasıdır (çocuğun üstün yararı). Mevcut altsoyun potansiyel miras kaybı, bir çocuğun aileye kavuşma ihtiyacından daha az önemli kabul edilmiştir. Bu, iki kurumun farklı amaçlara hizmet etmesinin doğal bir sonucudur. (Kaynak: ayboga.av.tr/evlat-edinme-davasi/)