TCK m. 116/4'te düzenlenen işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunda, fail hakkında 'altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası'na hükmolunacağı belirtilmiştir. Bu durumun, suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinde (TCK m. 116/2) hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi imkanına etkisini, 'seçenek yaptırım' ve 'çevirme' kavramları arasındaki farkı gözeterek analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210019

İki durum arasında önemli bir fark vardır: 1) TCK m. 116/4 (Basit Hal): Burada kanun koyucu, hapis cezasını ve adli para cezasını 'seçenek yaptırım' olarak öngörmüştür. Yani hakim, somut olayın özelliklerine göre ya hapis cezasına ya da doğrudan adli para cezasına hükmedecektir. İkisini birden veremez. 2) TCK m. 116/2 (Nitelikli Hal): Bu fıkrada ceza sadece hapis cezası olarak belirlenmiştir (bir yıldan üç yıla kadar). Adli para cezası bir seçenek olarak sunulmamıştır. TCK m. 50 uyarınca, kasten işlenen suçlarda bir yıl veya daha az süreli hapis cezaları adli para cezasına 'çevrilebilir'. Bu fıkradaki cezanın alt sınırı bir yıl olduğu için, alt sınırdan ceza verilip TCK m. 62 (takdiri indirim) uygulanmadığı sürece, bu cezanın adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir. İndirimlerle bir yılın altına düşse bile, suçun niteliği gereği hakim çevirmeme takdirini kullanabilir. Özetle, basit halde adli para cezası bir 'orijinal seçenek' iken, nitelikli halde ancak istisnai koşullarda bir 'çevirme' sonucu gündeme gelebilir. (Kaynak: avmehmetgenc.com/blog/konut-dokunulmazliginin-ihlali-sucu-ve-cezasi/48)