Ecrimisil davasının şartlarından biri olan 'kötüniyet' unsuru, haksız işgalde bulunan zilyedin hukuki durumunu nasıl etkiler? İyi niyetli bir zilyedin (örneğin, kira sözleşmesinin bittiğinden habersiz olan kiracı) elinde bulundurduğu bir maldan dolayı ecrimisil sorumluluğu doğar mı?
Ecrimisil sorumluluğunun doğması için haksız işgalde bulunan zilyedin 'kötüniyetli' olması, yani işgal ettiği mal üzerinde bir hak sahibi olmadığını bilmesi veya bilmesi gereken durumda olması şarttır. Türk Medeni Kanunu'na göre, iyi niyetli zilyet, elinde bulundurduğu şeyden elde ettiği ürünlerden (semere) sorumlu değildir. Örneğin, kira sözleşmesinin bittiği kendisine usulüne uygun olarak bildirilmeyen ve bu nedenle iyi niyetli olarak oturmaya devam eden bir kiracı, bu süre için ecrimisil değil, mevcut kira bedelini ödemekle yükümlüdür. Zilyedin kötüniyetli hale gelmesi, genellikle mal sahibinin kendisine yaptığı bir ihtar (intifadan men) veya açtığı bir dava ile olur. Bu andan itibaren zilyet, artık iyi niyet iddiasında bulunamaz ve o tarihten itibaren elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği tüm faydalardan (emsal kira bedeli) sorumlu hale gelir. Dolayısıyla, kötüniyet, ecrimisil sorumluluğunu başlatan ve niteleyen temel bir unsurdur. (Kaynak: ayboga.av.tr/ecrimisil-davasi/)