Bir kimyagerin, tıp uzmanlığı olmamasına rağmen, hastalar üzerinde tedavi amaçlı olarak kendi hazırladığı ilaçları denemesi, TCK m. 90 açısından nasıl bir suç teşkil eder? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/19014 K. sayılı kararında bu eylemin neden TCK m. 90/4 kapsamında 'hasta olan insan üzerinde rıza olmaksızın tedavi amaçlı deneme' olarak nitelendirildiğini ve bu nitelemenin unsurlarını tartışınız.
Bu eylem, TCK m. 90/4'te düzenlenen 'hasta olan insan üzerinde rıza olmaksızın tedavi amaçlı denemede bulunma' suçunu oluşturur. Yargıtay'ın anılan kararında da belirttiği gibi, bu suçun unsurları şunlardır: 1) Failin Uzman Olmaması: Suç, yetkisiz bir kişi tarafından işlenmektedir. Kimyager, hekim değildir ve tıbbi müdahalede bulunma uzmanlığı yoktur. 2) Tedavi Amacı: Fail, hastaları tedavi etme amacıyla hareket etmektedir. 3) Deneme Niteliği: Uygulanan yöntem, bilinen ve kabul edilmiş bir tıbbi tedavi değil, bilimsel geçerliliği kanıtlanmamış bir 'deneme' niteliğindedir. 4) Rızanın Geçersizliği: Hastalardan alınmış bir rıza olsa bile, bu rıza 'bilgilendirilmiş onam' niteliğinde değildir. Çünkü fail, denemenin mahiyeti, riskleri ve sonuçları hakkında uzman olmadığı için hastalara yeterli ve doğru bilgiyi veremez. Bu nedenle, alınan rıza hukuken geçersiz sayılır ve fiil 'rıza olmaksızın' işlenmiş kabul edilir. Ayrıca, TCK m. 90/4'ün son cümlesindeki 'uzman hekim tarafından hastane ortamında yapılması' gibi hukuka uygunluk şartları da olayda mevcut değildir. (Kaynak: avmehmetgenc.com/insan-uzerinde-deney-sucu-ve-cezasi)