Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/8919 E. sayılı kararında, bir tüccarın mevcut iş kolundan (züccaciye) farklı bir iş koluna (bebe giyimi) girmek amacıyla yeni bir işyerine ihtiyaç duyması, neden 'zorunlu ihtiyaç' kapsamında kabul edilmiştir? Bu kararın, kiracının barınma ve çalışma hakkı ile mülk sahibinin 'teşebbüs özgürlüğü' arasındaki dengeyi nasıl kurduğunu analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210013

Yargıtay'ın anılan kararında, 'özel teşebbüsün ticaretini genişletme amacının' da Türk Borçlar Kanunu'nda tanımlanan 'zorunlu ihtiyaç' kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme, davacının yeni bir iş kurabilecek sermaye ve kapasiteye sahip olduğunu ve bu amacının samimi olduğunu tespit etmiştir. Bu kararın temelinde, Anayasa ile güvence altına alınan 'teşebbüs özgürlüğü' (Anayasa m. 48) yatmaktadır. Mülk sahibinin, mülkünü kullanarak yeni bir ticari faaliyete başlama veya mevcut işini geliştirme hakkı, meşru bir ihtiyaç olarak kabul edilmiştir. Yargıtay, işyeri ihtiyacının sadece mevcut işin devamı için değil, aynı zamanda yeni ve farklı bir iş kurma amacı için de ileri sürülebileceğini kabul ederek, mülk sahibinin teşebbüs özgürlüğü ile kiracının çalışma hakkı arasındaki dengeyi, mülkiyet hakkı ve teşebbüs özgürlüğü lehine kurmuştur. Bu, ihtiyacın 'samimi ve gerçek' olması koşuluna bağlıdır. (Kaynak: oner.av.tr/is-yeri-ihtiyaci-nedeniyle-tahliye/)