Bir facebook hesabının şifresini kırarak, o hesap üzerinden başkalarından para istemek suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs eden sanık hakkında, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2021/21154 E. sayılı kararında, neden 'her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil' bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir? Bu tür davalarda ispat standardının yüksek tutulmasının nedenlerini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210009

Yargıtay'ın anılan kararında beraat istemesinin temel nedeni, sanığın suçu işlediğine dair delillerin yetersiz ve dolaylı olmasıdır. Deliller şunlardan ibarettir: 1) Facebook hesabına, bir internet kafeden erişim sağlandığının tespiti. 2) İnternet kafe sahibinin, sanığın o dönemde kafeye sık geldiğini ve bu fiili onun işlemiş olabileceğini 'düşündüğünü' beyan etmesi. Bu deliller, sanığın suçu işlediğini 'her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı' bir şekilde ortaya koymamaktadır. İnternet kafeye başkaları da girmiş olabilir ve kafe sahibinin beyanı bir varsayımdan ibarettir. Ceza hukukunun temel prensibi olan 'in dubio pro reo' (şüpheden sanık yararlanır) ilkesi gereğince, sanığın mahkum edilebilmesi için suçun sübutuna ilişkin en ufak bir şüphe kalmamalıdır. Özellikle bilişim suçlarında, failin kimliğinin tespiti teknik verilere (IP adresi, log kayıtları vb.) dayandırılmalıdır. Bu veriler olmaksızın, varsayıma dayalı beyanlarla mahkumiyet kurulması, adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelir. (Kaynak: oner.av.tr/nitelikli-dolandiricilik-yargitay-kararlari/)