Eşlerin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen 'mal ayrılığı' rejimini seçmeleri durumunda, evlilik birliği içinde edinilen malların tasfiyesi nasıl gerçekleşir? Bu rejimin, yasal mal rejimi olan 'edinilmiş mallara katılma' rejiminden temel farkı, özellikle eşlerin malvarlıklarının bağımsızlığı açısından nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #210001

Mal ayrılığı rejiminde (TMK m. 242 vd.), her eş, kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf hakkını korur. Bu rejimin temel ilkesi, eşlerin malvarlıklarının tamamen birbirinden bağımsız olmasıdır. Evlilik birliği içinde kimin emeği veya geliriyle bir mal edinilmişse, o mal o eşin 'kişisel malı' sayılır. Boşanma veya ölümle evlilik sona erdiğinde, bir 'mal rejimi tasfiyesi' veya 'paylaşım' söz konusu olmaz. Herkes kendi malını alır. Edinilmiş mallara katılma rejiminden temel farkı budur. Edinilmiş mallara katılma rejiminde, evlilik içinde 'edinilmiş' mallar (maaş, ticari kazanç vb.) tasfiye sırasında eşler arasında yarı yarıya paylaşılırken; mal ayrılığında böyle bir paylaşım yoktur. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar ise paylı mülkiyet rejimine tabi sayılır. (Kaynak: oner.av.tr/yasal-mal-rejimi/)