İİK m. 264'e göre, dava açılmadan önce ihtiyati haciz yaptıran alacaklının, haczin uygulanmasından itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunması veya dava açması zorunludur. Bu sürenin kaçırılmasının hukuki sonucu nedir ve bu sürenin niteliğini (hak düşürücü mü, düzenleyici mi?) tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #209999

İİK m. 264'te belirtilen yedi günlük süre, 'hak düşürücü' bir süredir. Bu sürenin amacı, borçluyu, malvarlığı üzerinde uzun süre devam eden belirsiz bir haciz baskısı altında bırakmamaktır. Alacaklının bu süre içerisinde takip talebinde bulunmaması, dava açmaması veya açtığı davadan/takip talebinden vazgeçmesi gibi durumlarda, ihtiyati haciz 'hükümsüz kalır' (kendiliğinden kalkar). Bu, ihtiyati haczin geçici bir tedbir olmasının ve asıl alacak takibine hizmet etmesi gerektiği prensibinin bir sonucudur. Hükümsüz kalan hacze dayanılarak herhangi bir icrai işlem yapılamaz ve borçlunun talebi üzerine bu durum tapu ve diğer sicillere bildirilir. Alacaklı bu süreyi kaçırırsa, ihtiyati haciz hakkını kaybeder; yeniden ihtiyati haciz isteyebilmesi için koşulların hala devam ediyor olması ve yeniden bir karar alması gerekir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/2004-sayili-kanun-ihtiyati-haciz/)