TCK m. 119/1-c, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçunun 'birden fazla kişi tarafından birlikte' işlenmesini nitelikli hal olarak düzenlemiştir. Bir sanığın, siyasi parti standına tek başına saldırdıktan hemen sonra, onunla aynı amaçla hareket eden diğer kişilerin de olaya katılması durumunda, bu nitelikli hal nasıl uygulanır? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını, diğer failler hakkındaki soruşturmanın akıbetinin beklenmesi gerekliliği açısından analiz ediniz.
TCK m. 119/1-c'nin uygulanabilmesi için, fiilin en az iki kişi tarafından iştirak iradesiyle birlikte işlenmesi gerekir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2016/9881 sayılı kararında belirtildiği gibi, bir sanığın eylemine daha sonra başkalarının da katılması durumunda, olayın bir bütün olarak değerlendirilmesi ve 'birlikte işleme' unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerekir. Bu durumda mahkeme, tek başına hareket eden sanık hakkında hemen hüküm kurmamalıdır. Diğer failler hakkında yürütülen soruşturma dosyasını getirtmeli, eğer dava açılmışsa o dava ile mevcut davayı birleştirmeli ve tüm faillerin eylemlerini birlikte değerlendirerek, sanık hakkında TCK m. 119/1-c'deki ağırlaştırıcı nedenin uygulanıp uygulanmayacağına karar vermelidir. Bu yapılmadan hüküm kurulması, eksik inceleme nedeniyle bozma sebebidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/siyasi-haklarinin-kullanilmasinin-engellenmesi-suucu-cezasi.html)