5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri, kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında neden uygulanmaz? Bu istisnanın ardındaki ceza adaleti ve suç politikası gerekçelerini tartışınız.
TCK m. 43/3, zincirleme suç hükümlerinin kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında uygulanmayacağını açıkça belirtir. Bu istisnanın temel gerekçesi, bu suçların koruduğu hukuki değerlerin (yaşam hakkı, vücut bütünlüğü, insan onuru, malvarlığı ve cinsel dokunulmazlık) üstün niteliğidir. Kanun koyucu, bu suçların 'bir suç işleme kararı' altında birden çok kez işlenmesi durumunda dahi, her bir eylemin bağımsız bir haksızlık teşkil ettiğini ve ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğini kabul etmiştir. Zincirleme suç kurumunun, faile ceza indirimi sağlayan lehe bir düzenleme olması nedeniyle, bu denli ağır suçlarda uygulanması, suçla ceza arasındaki orantıyı bozacağı ve kamu vicdanını zedeleyeceği düşünülmüştür. Bu, bu suçlarla daha etkin mücadele etmeyi amaçlayan bir suç politikası tercihidir. Dolayısıyla, bir kişiyi farklı zamanlarda iki kez yaralayan fail, tek bir yaralama suçundan artırılmış ceza değil, iki ayrı yaralama suçundan ceza alır (gerçek içtima). (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/birden-fazla-uyusturucu-madde-ticareti/)