Tasarrufun iptali davasının dinlenebilmesi için icra takibinin kesinleşmiş olması gerekir. Ancak henüz kesinleşmemiş bir itirazın iptali davası devam ederken açılan bir tasarrufun iptali davasının akıbeti ne olur? Mahkemenin bu durumda izlemesi gereken usuli yol nedir?
Eğer alacaklı tarafından başlatılan ilamsız icra takibine borçlu itiraz etmiş ve alacaklı da bu itirazın kaldırılması veya iptali için mahkemede bir 'itirazın iptali' davası açmışsa, icra takibi henüz kesinleşmemiştir. Bu sırada alacaklının açtığı tasarrufun iptali davası, bir dava şartı olan 'kesinleşmiş takip' unsurunu taşımadığı için hemen reddedilmez. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (Bkz. 17. HD. kararından alıntı), tasarrufun iptali davasına bakan mahkeme, görülmekte olan itirazın iptali davasının sonucunu 'bekletici mesele' yapmalıdır. İtirazın iptali davası alacaklı lehine sonuçlanıp kesinleştiğinde, icra takibi de kesinleşmiş olacağından, tasarrufun iptali davasının esasına girilerek yargılamaya devam edilir. Bu, usul ekonomisi ilkesinin bir gereğidir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/tasarrufun-iptali-davasinda-aciz-vesikasinin-ibrazi-edileceği-zaman)